The Truman Show’un baş karakteri Truman Burbank‘ ın hayatını konu alan bir filmdir. Truman bir sigorta şirketinde çalışmaktadır .Truman’ ın hayatı aslında her günün birbirinin aynısı olarak devam eder taki bir güne kadar. Farkındalık aşamasını yaşayan Truman günlerinin nasıl da her gün aynı şekilde devam ettiğinin kusursuz bir döngü içerisinde ilerlediğini sorgulamaya başlar ve bu durumun garipliğine kafa yorması ile günleri devam eder. Aslında yıllar önce durumun garipliğinin ilk anlatmaya çalışan kişi ilk aşkı Sylvia’dır. Sylvia ile trumanın yakınlaşması ile Sylvia, Truman’a bazı gerçekleri anlatmaya çalışırken tam o anda birileri tarafından yaka paça bir halde götürülür.Truman oldukça genç yaşta olmasından dolayı yaşadığı olaya anlam veremez olayı kendi içinde düşünmez ve olayı kapatır hayatına devam eder, Sylvia aşkı ile. Farkındalık aşamasında Truma’nın Sylviya’nın sözleri aklına gelir ve sorgulamaya başlar her şeyi. Fakat hayatı sandığı hayat o kadar iyi kurgulanmıştı ki her sorgulamaya çalıştığında etrafındaki kişiler (annesi, eşi, en yakın arkadaşı) tarafından kendisinin gereksiz şeyler düşündüğüne inandırmışlardır. Bir süre onlara inanıyormuş gibi gözükerek hayatına devam eder ama yakınlarının bazı durumlarda ağızlarından kaçırdığı cümleler bu durumun garipliğini daha da belirgin hale getirmiştir. Artık şüpheleri kesinleşmiştir. Bazı şeylerin gün yüzüne çıkarmanın gerektiğinin, tüm herkesten uzaklaşmanın en doğru yolun olabileceğini düşünerek eski aşkının bulunduğu yere Fiji’ye doğru denize açılır. Denize açılması ile birlikte aslında bütün gerçeklik ortaya çıkar. Filmde aslında Truman bir televizyon şirketi tarafından evlat edinilmiş ve evlat edilmesiyle beraber Truman’nın hayatı bir film senaryosu gibi kurgulanır gizli kameralar ile dizi haline getirilir. Arkadaşlarının, eşinin, ailesinin aslında bir aktör olduğu hiçbir şeyin gerçek olmadığı bir dünyada yaşamıştır. Tüm her şey dekordur onun hayatında. Denize açıldığında yapımcıyı sinirlendiği için Truman’ı şiddetli hava durumları ile cezalandırır fakat Truman tüm bunlarada aldırış etmeden açıldıkça açılır ayakta kalmayı başarır ve sonunda güneş açar ve gemisi aslında dekor sahnesi olan denizin duvarına çarpar. Truman ilk olarak bu duruma anlam veremez sonrasında yapımcının kendisi ile iletişime geçmesiyle tüm hayatındaki boşluklar tamamlanır ve cevaplar yerini bulur. Truman artık senaryodan çıkar ve özgür hale gelir. Bu filmde aslında iki tür mesajın var olduğundan bahsedebiliriz. Birinci olarak hayata bakış açımızı farklılaştırmaya yönelik olarak aslında hayatlarımızın bir döngüden ibaret olduğunun büyük bir film sahnesinde olduğumuzun hiçbir şeyin gerçek olmadığının Truman karakterinin hayatından yola çıkarak anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci olarak ise medya eleştirisi de yapılmıştır. Aslında medyanın bir kurgu ürünü olduğunu insanların duygularının nasıl yönlendirildiğinin nasıl daha yoğun hale getirildiğini gösterirken aslında bir eleştirisi de görülebilmektedir.

